Blog

Alpaka Yünü Nedir?

Alpaka devesinin yünü dünyanın en kaliteli ve en değerli yünlerinden birisidir.

Yumuşak, dayanıklı, hafif, su geçirmez  ve kolayca yıkanma özellikleri  bu malzeme kullanılarak tasarlanan ürünleri oldukça değerli kılar. Bu özelliklerinin yanı sıra alpaka devesi yünleri iyi yalıtıma sahiptir, koyun yününe göre 3 kat daha sıcak tutar.

Üstelik alpaka devesi yünlerinin üretiminde daha az kimyasal ve su tüketilir.

Alpaka yünü lanolin maddesi içermez, hipoalerjiktir. Özellikle allerjik cilde sahip olan kişiler için idealdir.

Naturel renkleriyle ruhunuzu, yumuşacık dokusuyla içinizi ısıtacak Granny Pompom serisini yaratırken anneannelerimizin ördüğü sıcacık berelerden ilham aldık, dünyanın en kaliteli yünlerinden birisi olan Alpaka devesi yünü kullandık.

 Koleksiyon hakkında detaylı bilgi almak için www.sadecestore.com ‘u ziyaret edebilirsiniz.

El dokuma tezgahının ne olduğunu gören, bilen, duyan kaç kişi vardır aramızda?

El dokuma, seri üretimle baş edemerek sessiz sedasız köşesine çekilen el sanatlarından yanlızca bir tanesi.

Maalesef el dokuması ürünlere, dokuma tezgahlarına, dokumacılara rastlamak günümüzde oldukça zor. Oysa ki Türklerde çok eski çağlardan beri dokuma sanatının gelişmiş olduğu yapılan tarihsel ve arkeolojik çalışmalardan anlaşılmaktadır.

Türkler Anadolu’ya geldiklerinde geçmişi çok eskilere dayanan gelişmiş bir dokumacılık sanatıyla karşılaştılar. Çatal höyükte yapılan kazılardan ele geçen bulgular, Anadolu’da dokumacılık tarihinin İ.Ö.6000 e kadar uzandığını gösterir. Buradan çıkan kumaş parçaları dünyada bulunan en eski kumaş parçaları örnekleridir. Orta Asya’nın kurak bölgelerinden batıya göç eden Türkler, kültürlerini, sanatlarını, folklörlerini de yanlarında taşımışlar ve yeni yerleştikleri bu verimli topraklarda yeni motiflerle, yeni renklerle geleneksel olan bu halk sanatlarını daha da zenginleştirmişlerdir. Bu deneyim ve birikimlerin sonucunda Xl. yüzyılda dokumacılığın Anadolu’nun her yöresinde büyük bir gelişim gösterdiği bilinmektedir.

El dokuma sanatında her düğümün, her ilmeğin bir hikayesi vardır. Ve bu hikayeler bugüne taşınmayı hakedecek kadar değerlidir.

 

 

Tasarımların neredeyse tamamında sonsuzluk temasını bulmak mümkün. Desenler, sonsuzdan gelirmişcesine bir bordürden girer ve bir başka bordürden sonsuza doğru gidercesine kaybolur.

Atkı ve çözgü ipliklerinin dikey açı yapacak şekilde, birbirinin altından ve üstünden geçirilmesiyle ortaya çıkan sade’ce el dokuma çanta koleksiyonunda kullanıllan figür ve motifler geçmişin sofistike izlerini yaşatırken her ilmekte ayrılığı ve kavuşmayı, hüznü ve sevinci, özlemi ve sevgiyi, dilekleri ve hayalleri biriktirir.

Geleneksel yöntemlerle el tezgahlarında dokunan sade’ce çanta koleksiyonunda saf yün, pamuk ipliği ve kök boyaları kullanılmıştır. Örneğin Knidos el dokuma clutch, dönemin en büyük buluşu sayılan güneş saatinin Datça kıyılarıyla buluşmasından ilham alınarak tasarlandı.

Koleksiyon hakkında detaylı bilgi almak için www.sadecestore.com ‘u ziyaret edebilirsiniz.

 

Yavaşlayın, evrenden mesajınız var.

Son zamanlarda karşımıza sürekli olarak çıkan bir kelime. Belki de bir uyarı.

 

YAVAŞLA.

Yavaş yemek (slow food), yavaş şehir (slow city) ve evet, yavaş moda (slow fashion).
Evren yavaşlamamızı istiyor.
Modanın hızlı olması, tahmin edileceği üzere hızlı tüketilmesi anlamına geliyor. Ürünlerin tasarlama ve üretme süreci kısalıyor, trendlerin değişme ve tüketilme hızına ise yetişmek mümkün olmuyor.
Moda endüstrisi petro-kimya endüstrisinden sonra doğal çevreye zarar veren ikinci büyük endüstridir ve zannedilenin aksine çevre dostu hızlı moda diye bir şey yoktur. Yaratılan üretim ve tüketim dünyasında doğanın sınırlarını ve kapasitesini zorlayan bir yaklaşım var. Hızlı moda sık sık satın almayı ve çabucak atmayı önerir. Büyük alışveriş merkezlerinde büyük markalar vasıtasıyla satılan bu giysileri üretmek için kullanılan seri üretim yöntemleri doğal kaynakları tehdit ederek sosyal ve ekolojik çevreye zarar verir.
İlk bakışta sürdürülebilirlik ile moda yan yana geldiğinde bir çelişki doğuyor çünkü moda sezonluk olarak değişen trendlerle ilgili iken sürdürülebilirliksözlük anlamına bakıldığında uzun sürmek anlamına gelir.

Sürdürülebilirliğin sağlanması için dikkat edilmesi gerekenler, en basit haliyle doğayı gelecek nesillere miras olarak bırakabilmek için çevreye zarar vermeyen kaynakları kullanmak, ihtiyaç fazlası tüketimi engellemek ve insan vucuduna temas eden giysilerin sağlığa zarar vermesini engellemek. Çelişki tam olarak burada yok oluyor çünkü sürdürülebilir moda, modanın hızlı olan rutinine aykırı olmayı ve tüketim çılgınlığına katılmayı reddetmek anlamına gelir. Hızlı modanın yarattığı çevresel, sosyolojik ve ekonomik zararların en aza indirgenmesi ancak moda akımlarının yavaşlatılması ve sürdürülebilirliğin sağlanmasıyla mümkün.

Yavaş moda, hızlı moda akımının neden olduğu hızlı tüketim davranışının yavaşlatılması, sürdürülebilirliğin sağlanmasıdır. Yavaş moda daha az üretme ve daha az satın alma ile ilgilidir, niceliği niteliğe tercih eder. Kısacası yavaş moda hiç bir şey satın almamak değil, bilinçli satın alma kararıdır.

Yavaş moda çevreye duyarlıdır. Kaynakların ihtiyaçtan fazla tüketilmemesi ve gelecek nesillere aktarılabilmesini hedefler. Kalite, ve sürdürülebilirliğe önem verir, toplumun ihtiyaçlarını kabul eder. Kaliteli üretim ile ürüne değer verilmesini, insan sağlığına ve çevreye özen gösterilmesini sağlar. Mümkün olduğunca yerel malzemeler ve kaynakları kullanmaya odaklanır ve yerel işletmelerin ve becerilerin gelişimini desteklemeye çalışır.

Biz sade’ce ekibi olarak üzerimize düşen sorumluluğu alıyoruz. Sade ve yalın hatlar, yaratıcılıkla dolu detaylar, iyi dikimli gündelik tasarımlar, insan sağlığı açısından güvenli ve toksik olmayan kaliteli materyallerden üretilmiş zamansız parçalar yaratarak ürünlerimizin ömrünü uzatmayı hedefliyoruz.

Ürünlerimizi tasarlarken pamuk, yün, keten, soya, bambu gibi mümkün olan en ekolojik lifleri kullanıyoruz.

Mümkün olduğunca yerel malzemeler kullanmaya odaklanarak yerel işletmelerin ve becerilerin gelişimini desteklemeye gayret ediyoruz.

 

 
El emeği odaklı üretimi benimseyerek zanaatkarlığı destekliyoruz.
Yavaşlıyoruz.
Ve sizleri de yavaşlamaya davet ediyoruz.

Lıberty Art Fabrıcs London

Liberty 1875 yılında Arthur Liberty tarafından kurulan bir İngiliz kumaş markasıdır.
Hindistan’dan getirilen Mysor ipeği İngiltere’de boyanarak taş baskı tekniği kullanılarak süslenmiş, aynı zamanda İngiltere’de ve komşu Fransa’da boyanmış, dokunmuş ve basılmıştır. Pamuklu kumaşlar ise o dönemin tekstil öncüsü İskoçya ve Cumbria taraflarında geliştirilmiş.
Özgürlük renkleri ve şal desenleri ile bilinen Liberty pamuklu bir kumaş türüdür. İngiltere’de Kraliyet ailesine özel dokunmuş bir kumaş olarak da bilinir. 1920'li yıllarda Tana adı verilen bir dokuma türüyle kumaş üretmeye başladığından beri bu kumaş, hafif pamuklu kumaşlar içerisinde en yüksek standart olarak kabul edilir.
 
Liberty Sanat Kumaşları ve Tekstil Tasarımları Stüdyosu çiçekli, büyük desenli ve şal desenleri ile kumaşlarda dünyada lider olarak tanınıyor. Liberty kumaşı denildiğinde akıllara klasik çiçekli desenler, büyüleyici renk paleti, minik detaylı baskılar ve ipeksi dokunuşu gelir.
2016 yaz sezonunda Liberty Art Fabrics Special Edition t-shirtler efsanevi dokusu ve renk skalasıyla ilgi odağı olmaya aday.

Bu Yazın Olmazsa Olmazı

RoundIe

Plajlarda görmeye alıştığınız dikdörtgen havlu ve peştemalleri unutun. Bu yazın olmazsa olmazı yuvarlak peştemaller.

Taşıma kolaylığı, yüksek emicilik ve hızlı kuruma özellikleri ile yüzyıllardır hamamlarda görmeye alıştığımız peştemaller son bir kaç yılda suyla buluştuğumuz her yerde bizimle.

Hafif, emiciliği yüksek, doğal..

Eh bütün bu özelliklere bir de sıra dışı tasarımı eklendiğinde yuvarlak peştemaller, bu yazsahillerin vazgeçilmez aksesuarı olmaya aday.

Her şeyin doğalı makbul, mumun bile!

Bakır kapaklı sade’ce soya mumları %100 doğaldır.

Soya mumu, parafin, stearin, esans..

“Altı üstü evime bir mum almak istiyorum, ne oluyoruz yahu!”

Haklısınız. Mum ışığında sakin bir akşam geçirmek için kimyager olmanıza gerek yok. Ama aldığınız ürünün faydasını bilmekten de zarar gelmez. Soya bildiğiniz gibi bir baklagil bitkisi, toprağa azot kazandırarak kendisinden sonra ekilecek olan ürünlerde verimi arttırır. Üstelik soya fasülyeleri doğaya ve ekosisteme hiçbir zarar vermeden üretilir.

Dolayısıyla soya bitkisinden elde edilen soya mumu da doğaldır. Diğer mumların aksine doğaya ve sağlığınıza zarar verebilecek hiç bir kimyasal içermez, saf ve temizdir.

Bakır kapaklı sade’ce soya mumları el yapımıdır. Her bir mum cam bardaklara elle doldurulur, el yapımı bakır kapaklarla doğallığı tamamlanır.

Bakır kapaklı sade’ce soya mumlarını çocuk odaları dahil olmak üzere tüm yaşam alanlarınızda kullanabilirsiniz.

Neyin nesidir kimin fesidir bu sade’ce?

'Evim için sade’ce ürünler tasarlıyormuş.’

Evet, biz eviniz için sade'ce ürünler tasarlamak için yola çıktık.
Çünkü biliyoruz ki siz, evinizde vakit geçirmeyi seviyorsunuz.
Çünkü biliyoruz ki eviniz, şehir hayatının karmaşasından ve stresinden kaçabileceğiniz, kendinizi şımartabileceğiniz, özel hissedebileceğiniz, size ait bir mekan.
Biz de sade'ce ekibi olarak eviniz ve sizin için sade, doğal, rahat, kaliteli tasarımlarla, yaşayan evler yaratmayı hedefliyoruz.
Bizi ve hikayemizi takip etmek için sizi şöyle alalım;
www.sadecestore.com
www.instagram.com/sadecestore
www.facebook.com/sadecestore